İmmünolojik Açıdan İnfertilite

Yazarlar

Muhammet Ali Gürbüz

Özet

Gebelikte embriyo ve fetüs, yarı allogreft kabul edildiği için maternal immün sistemin kontrolsüz yanıtları implantasyon başarısızlığına, tekrarlayan düşüklere veya infertiliteye yol açabilir. Maternal-fetal arayüzdeki desidual doğal öldürücü (dNK) hücreler, makrofajlar ve Treg lenfositleri gibi bağışıklık hücreleri tolerans sağlayarak fetüsü korur. Sinsityotrofoblast tabakası hücresel bir bariyer oluştururken, trofoblastlar da T lenfositleri uyarmayan HLA molekülleri eksprese eder. Ancak zona pellisuda, sperm, fosfolipid ve tiroid gibi yapılara karşı gelişen otoantikorlar (aOA, aSA, aPL, aTA, aGA, aNA) ile endometriozis gibi durumlar üreme uyumunu bozarak infertiliteyi tetikler. Bu olumsuzlukları gidermek amacıyla prednizolon, takrolimus, siklosporin, IVIg, TNF-\alpha blokerları, G-CSF/GM-CSF büyüme faktörleri, paternal lenfosit immünizasyonu ve intralipidler gibi aktif ve pasif immünoterapi yöntemleri klinik olarak uygulanmaktadır. Bu ajanlar sitokin dengesini düzenleyerek, NK hücre aktivitesini baskılayarak ve trofoblast invazyonunu artırarak gebelik ve canlı doğum oranlarını iyileştirir. Sonuç olarak, insan endokrin ve bağışıklık sistemlerinin karmaşık etkileşimlerinin anlaşılması, infertilite ve tekrarlayan spontan düşüklerin immünolojik tedavisinde gelecekte yeni imkanlar sunmaktadır.

Since the embryo and fetus are considered a semi-allograft, uncontrolled responses of the maternal immune system can lead to implantation failure, recurrent miscarriages, or infertility. Immune cells such as decidual natural killer (dNK) cells, macrophages, and Treg lymphocytes at the maternal-fetal interface protect the fetus by providing tolerance. While the syncytiotrophoblast layer forms a cellular barrier, trophoblasts express HLA molecules that do not stimulate T lymphocytes. However, autoantibodies developed against structures such as the zona pellucida, sperm, phospholipids, and thyroid (aOA, aSA, aPL, aTA, aGA, aNA), along with conditions like endometriosis, disrupt reproductive harmony and trigger infertility. To counteract these adverse effects, active and passive immunotherapy methods such as prednisolone, tacrolimus, cyclosporine, IVIg, TNF-\alpha blockers, G-CSF/GM-CSF growth factors, paternal lymphocyte immunization, and intralipids are clinically applied. These agents improve pregnancy and live birth rates by regulating cytokine balance, suppressing NK cell activity, and increasing trophoblast invasion. Consequently, understanding the complex interactions between the human endocrine and immune systems offers future opportunities for the immunological treatment of infertility and recurrent spontaneous miscarriages.

Referanslar

Ander, S.E., M.S. Diamond and C.B. Coyne. Immune responses at the maternal-fetal interface. Sci Immunol, 2019; 4(31). DOI: 10.1126/sciimmunol.aat6114.

Agenor, A. and S. Bhattacharya. Infertility and miscarriage: common pathways in manifestation and management. Womens Health (Lond), 2015; 11(4); 527-41. DOI: 10.2217/whe.15.19.

Tilburgs, T., S.A. Scherjon and F.H. Claas. Major histocompatibility complex (MHC)-mediated immune regulation of decidual leukocytes at the fetal-maternal interface. J Reprod Immunol, 2010; 85(1); 58-62. DOI: 10.1016/j.jri.2010.01.005.

Abdolmohammadi-Vahid, S., S. Danaii, K. Hamdi, et al. Novel immunotherapeutic approaches for treatment of infertility. Biomed Pharmacother, 2016; 84; 1449-1459. DOI: 10.1016/j.biopha.2016.10.062.

Strauss, J.F., R.L. Barbieri and Yen&Jaffe’s Reproductive Endocrinology. 2019, Elsevier. p. 310-320.

Gelecek

23 Haziran 2022

Lisans

Lisans