Jinekolojik ve Obstetrik İnsizyonlar

Yazarlar

Hakan Bilgesoy

Özet

Jinekolojik ve obstetrik cerrahide başarı, anatomiye uygun doğru insizyon seçimine bağlıdır. Kesi planlanırken yeterli görüş alanı sağlamak, batın içi yapıları korumak, fıtık riskini azaltmak, kanamayı, ameliyat sonrası ağrıyı minimumda tutmak ve kozmetik sonuçlar hedeflenir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları genellikle alt segment transvers insizyonları, onkoloji cerrahları ise orta hat (median) kesilerini tercih eder. En popüler transvers kesi olan Pfannenstiel, dikey periton kesisini içerirken; Cherney insizyonu retropubik boşluğa erişim için rektus tendonlarının kesilmesini ve dikişle yeniden bağlanmasını gerektirir. Maylard insizyonunda fasya ve rektus kasları transvers kesilir, epigastrik arter ligasyonuna dikkat edilmelidir. Joel-Cohen insizyonu ise düz hattı ve künt diseksiyon tekniğiyle Pfannenstiel'den ayrılır. Orta hat kesileri, göbek altı veya üstü median olarak adlandırılır; büyük kitleler ve jinekolojik kanserlerde tercih edilerek koter veya bistüriyle fasyanın cilt kesisine paralel açılmasıyla uygulanır. Paramedian alternatifleri de olan bu kesilerde orta hattın doğru bulunması kas kanamalarını önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Success in gynecologic and obstetric surgery depends on the careful selection of an incision based on sound anatomic principles, aiming to provide adequate exposure for the anticipated procedure while minimizing abdominal wall dysfunction and the risk of incisional hernia. While obstetricians and gynecologists generally prefer lower segment transverse incisions, oncologic surgeons favor midline incisions for gynecologic malignancies. Among the transverse entry methods, the popular Pfannenstiel incision follows the Langer's lines and involves a vertical peritoneal opening, whereas the Cherney incision requires cutting and later reattaching the rectus tendons, making it ideal for retropubical space access. The Maylard incision cuts the fascia and rectus muscles transversely, requiring careful ligation of the epigastric arteries, while the Joel-Cohen incision is distinguished from Pfannenstiel by its straight line and reliance on blunt dissection. Midline incisions, categorized as infraumbilical or supraumbilical median incisions based on their relation to the umbilicus, are preferred for removing large masses or managing malignancies. These midline approaches can expand laterally into paramedian incisions, where precisely identifying the midline is crucial to prevent complications associated with muscle bleeding.

Referanslar

EVERETT HS, KESİNLİKLE RF. Pelvik cerrahiden kaynaklanan idrar yolu yaralanmaları. Ben J Obstet Gynecol 1956; 71:502.

Raghavan, Radhae, Pallavi Arya, Prathibha Arya, and Susnata China. 2014. “Abdominal Incisions and Sutures in Obstetrics and Gynaecology.” The Obstetrician & Gynaecologist

John Wiley & Sons, Ltd (10.1111):13–18. https://doi.org/10.1111/ tog.12063.

Joel-Cohen, S. (Sidney). 1972. Abdominal and Vaginal Hysterectomy; New Techniques Based on Time and Motion Studies,. Lippincott. https://www.abebooks.co.uk/ book-search/title/abdominal-vaginal-hysterectomy/author/cohen-s-joel/.

Gelecek

13 Ocak 2023

Lisans

Lisans